Türkiye'de içerik üreten kamu görevlileri için yeni bir dönem başladı. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, Yükseköğretim Kurulu'na (YÖK) gönderdiği 2 Eylül tarihli yazıda, devlet memurlarının YouTube, sosyal medya platformları, web siteleri ve mobil uygulamalar üzerinden gelir elde etmesinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesindeki "ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı" kapsamında olduğunu bildirdi.
Görüş, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın değerlendirmesine dayanıyor. Değerlendirmede bu gelirlerin niteliği itibarıyla "ticari kazanç" olduğu, bir faaliyetin ticari sayılması için kâr amacı güdülmesinin şart olmadığı, "kazanç getirme potansiyeli" taşımasının yeterli olduğu belirtiliyor. Yazıda, yasağa aykırı davranan personel hakkında disiplin soruşturması açılacağı ve disiplin cezası uygulanacağı ifade ediliyor.
Süreç nasıl işledi
- 17 Haziran 2026: YÖK, akademisyenlerin dijital platform gelirleri konusunda Cumhurbaşkanlığı'ndan görüş istedi.
- 20 Ağustos 2026: Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı değerlendirme raporunu hazırladı.
- 2 Eylül 2026: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği resmî görüşü YÖK'e iletti.
- 9 Eylül 2026: Görüşün üniversite yönetimlerine ulaşmasıyla kanal kapatmalar basına yansıdı.
Kanalını kapatan akademisyenler
Halk TV'nin aktardığına göre Dumlupınar Üniversitesi Tarih Bölümü'nden Prof. Dr. Altay Tayfun Özcan, Akdeniz Üniversitesi Tarih Bölümü'nden Doç. Dr. Süleyman Tekir, Karadeniz Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden Doç. Dr. Özgür Tüfekçi ve İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'ndan Prof. Dr. Göktan Ay, yayınlarını durdurarak kanallarını kapattı ya da erişime kapattı.
YouTube, araştırmacıların bulgularını geniş kitlelerle paylaşması için bir fırsattı. Artık yalnızca kitaplarda ve makalelerde buluşacağız.
Türkiye'de YouTube kanalı bulunan öğretim elemanı sayısının yaklaşık 146 olduğu tahmin ediliyor. Etkilenen kanalların önemli bölümü tarih, siyaset bilimi, hukuk ve müzik gibi alanlarda eğitim içeriği üretiyordu.
Vergi muafiyeti ile memur yasağı çelişiyor mu?
Gelir Vergisi Kanunu, sosyal içerik üreticilerinin kazançları için 2026 yılında 5,3 milyon TL'ye kadar istisna tanıyor. Ancak Cumhurbaşkanlığı görüşü, bu istisnanın vergi mevzuatına ilişkin olduğunu ve 657 sayılı Kanun'daki ticaret yasağını ortadan kaldırmadığını, memurlar için ayrı bir yasal düzenleme yapılmadıkça yasağın geçerli olduğunu vurguluyor.
Görüşün açıkta bıraktığı bir alan var: para kazanma özelliği kapalı, yalnızca bilimsel paylaşım amacıyla yürütülen kanallar. Bazı yorumlar gelir elde edilmeyen içeriğin yasak kapsamına girmediğini savunsa da "kazanç getirme potansiyeli" ölçütü bu kanalların da ticari sayılabileceği yönünde belirsizlik yaratıyor. Uygulamanın nasıl şekilleneceği, üniversitelerin ve disiplin kurullarının önümüzdeki haftalardaki kararlarıyla netleşecek.
Neden önemli
Karar yalnızca akademisyenleri değil, öğretmenden sağlık personeline kadar YouTube'da içerik üreten tüm kamu görevlilerini kapsıyor. Türkiye'de eğitim içeriklerinin önemli bir bölümü kamu üniversitelerindeki öğretim üyeleri tarafından üretiliyordu; bu içeriğin YouTube'dan çekilmesi, platformdaki Türkçe akademik yayıncılık için belirgin bir daralma anlamına geliyor.

