YouTube, Netflix ve Amazon, spor yayın hakları konusunda ortak bir cephe kurdu. Üç şirket, teknoloji yöneticilerinin oluşturduğu TechNet ile birlikte Washington merkezli Streaming Access and Choice Alliance (SACA) adlı lobi grubunun kurucu üyesi oldu.

Grubun savunduğu şey açık: yayın platformlarının spor liglerinden münhasır, yani tek elde toplanan yayın hakkı satın alabilmesi.

Tartışma nereden çıktı

Son yıllarda spor yayın hakları hızla platformlara geçti. YouTube yedi yıllığına NFL Sunday Ticket paketini, Netflix on yıllığına 5 milyar dolara WWE Raw'ı, Amazon ise on bir yıllık NBA anlaşmasını aldı.

Bunun taraftara faturası, düzenleyicilerin gündemine girdi. Kendi şehrindeki takımın maçlarını izlemek isteyen bir seyirci, farklı maçlar farklı platformlara dağıldığı için birden fazla aboneliğe ihtiyaç duyuyor; bazı örneklerde yıllık maliyet 1.500 doları aşıyor.

Senatör Tammy Baldwin, liglerin yerel maçlara tek bir yerden ücretsiz erişim sağlamasını zorunlu kılan bir yasa teklifi verdi. Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi ise mevcut düzeni "amacından sapmış bir rekabet muafiyeti" olarak nitelendirdi.

İçerik üreticisi tarafından bakınca

Konu ilk bakışta içerik üreticilerini ilgilendirmiyor gibi görünse de doğrudan ilgilendiriyor. Sporun platformlara taşınması, beraberinde üreticilerin maç yayınlarına eşlik ettiği "birlikte izleme" formatlarını da büyütüyor. Bundesliga'nın İngiltere'deki cuma maçlarını doğrudan üretici kanallarına vermesi bunun son örneğiydi.

Yani hakların kimde toplandığı, önümüzdeki yıllarda hangi üreticinin hangi maçı yorumlayabileceğini de belirleyecek.